Geçmişten Günümüze Beyoğlu’nda Tasarım

Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu Derneği’nin hazırladığı “Geçmişten  Günümüze  Beyoğlu’nda Tasarım” sergisi 12 – 22 Haziran 2012 tarihleri arasında Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşacak. İstanbul Kalkınma Ajansı’nın (İSTKA) Kâr Amacı Gütmeyen Kurumlara Yönelik Yaratıcı Endüstrilerin Geliştirilmesi Mali Destek Programı’nın desteklediği ve Beyoğlu Belediyesi’nin iştirakçisi olarak katkı sağladığı ‘Endüstriyel Tasarım Sektörünün Global …

Tasarım Maratonu – TaM24sa

Akademik ve pratik hayat odaklı eğitim anlayışların yanında farklı bir tasarım ortamı deneyimi yaratmak amacıyla Funda Uz Sönmez, Şebnem Şoher ve H. Cenk Dereli (NOBON) tarafından, ilki Mayıs 2011′de “Taşkışla: Ütopya” teması ile gerçekleştirilenTaM – Tasarım Maratonu‘nun ikincisi, 9 – 10 Haziran 2012 tarihlerinde İzmir Havagazı Fabrikası‘nda yapılacak.  İzmir’in yaratıcı geleceğine dair hayaller kurdurtmayı amaçlayan etkinlik, İzmir’de okuyan tüm mimarlık, iç mimarlık, …

Endüstriyel Tasarım Kütüphanesi Katkılarınızla Kuruluyor!

Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu Derneği, “Endüstriyel Tasarım Tanıtım Ajansı” bünyesinde, araştırma gereksinimlerini karşılamak üzere; endüstriyel tasarıma ilişkin her türlü yayın ve bilgi kaynağını barındıran bir kütüphane ve arşiv oluşturuyor. Kütüphaneden, ETMK üyeleri, endüstriyel tasarım ile ilgilenen öğrenci, akademisyen ve araştırmacılar faydalanabilecek. Endüstriyel Tasarım Tanıtım Ajansı Kütüphanesi, endüstriyel tasarıma ilişkin her …

İstanbul Tasarım Bienali 2012 başvuruları başladı / Istanbul Design Biennial 2012 call for submissions

İstanbul Tasarım Bienali, kentsel tasarımdan (çevresel, kentsel ve bölgesel planlama) mimariye, endüstriyel tasarımdan fotoğraf, grafik, moda, tekstil ve interaktif tasarıma, ilgili tüm diğer yaratıcı alanlar da dâhil olmak üzere çok geniş bir yelpazeye sahip olacak. İstanbul Tasarım Bienali’nin teması, Londra Tasarım Müzesi Direktörü ve aynı zamanda İstanbul Tasarım Bienali Danışma …

en son / latest:

Tasarım Maratonu – TaM24sa

05 / 16 / 2012
52285

Akademik ve pratik hayat odaklı eğitim anlayışların yanında farklı bir tasarım ortamı deneyimi yaratmak amacıyla Funda Uz SönmezŞebnem Şoher ve H. Cenk Dereli (NOBON) tarafından, ilki Mayıs 2011′de “Taşkışla: Ütopya” teması ile gerçekleştirilenTaM – Tasarım Maratonu‘nun ikincisi, 9 – 10 Haziran 2012 tarihlerinde İzmir Havagazı Fabrikası‘nda yapılacak. 

İzmir’in yaratıcı geleceğine dair hayaller kurdurtmayı amaçlayan etkinlik, İzmir’de okuyan tüm mimarlık, iç mimarlık, peyzaj, planlama, endüstri ürünleri tasarım, grafik tasarım, performans sanatları, etkileşim tasarımı ve iletişim lisans ve yüksek lisans öğrencileri ile, İzmir dışında aynı bölümlerde okuyan tüm İzmirli lisans ve yüksek lisans öğrencilerine açık olacak.

Ekiplerin belirlenmesi için, maratona katılacak kişilerin farklı anlatım tekniklerine hakimiyetini gösteren başvuru dosyalarını 29 Mayıs’a kadar organizasyona iletilmeleri isteniyor.

Konu:
Katılımcılardan 2012 den 2032’ye kadar beşer yıllık yaratıcılık planları yapmaları isteniyor. Bu planların deniz-kıyı-kent kesitinde yaşantı ölçeğinde nasıl bir hayat kurguladığını görselleştirmeleri bekleniyor. Beşer yıllık dönemlerin ve onlar için hayal edilen kullanımların, slogan ve kampanya örneklemeleri üzerinden iletişim tasarımı stratejilerini kurmaları için İzmirli genç yaratıcıların hayalgücünü iktidara çağırıyor.

Tasarım maratonu bu sefer disiplinler arası bir kurgu ile çağrı yapıyor. En az iki farklı yaratıcı alanda (mimari, iç mimari, peyzaj, endüstri ürünleri tasarım, grafik, performans sanatları, yaratıcı mühendislik gibi alanlardan biri ve iletişim alanında) eğitim gören öğrencilerden oluşan en fazla 5 kişilik grupların etkinliğe başvurması isteniyor.

İzmir Havagazı Fabrikası’nda gerçekleşecek etkinlik, 9 Haziran Cumartesi günü saat12:00’de başlayacak ve 10 Haziran Pazar günü saat 12:00’de bitecek. Ekiplerden 24 saat sonunda ürünlerini, A1 boyutunda tasarladıkları posterlere yerleştirmeleri ve bu posterlerin dijital dosyalarını teslim etmeleri bekleniyor. Teslim edilen ürünler daha sonra duyurulacak olan tarihte konusunun uzmanı iletişimci ve mimarlardan oluşacak bir jüri tarafından değerlendirilip, tartışmaya açılacak. Tüm ürünler kentliyle buluşacak bir kurguda sergilenecek ve değerlendirmeye dair kolokyum yine halka açık gerçekleştirilecek.

Katılacak ekiplerin belirlenmesi için ekipteki kişilerin farklı anlatım tekniklerine hakimiyetini gösteren 800×600 pixel/inch boyutunda her grup için 3 adet jpegformatındaki dosyayı, 29 Mayıs’a kadar ilgili e-posta adresine yollamaları gerekiyor. Gönderilen e-postalarda gruptaki tüm katılımcıların adlarını, okulları ve yollanan imajların nerede ne zaman ne için üretildiğini belirtmeleri isteniyor.
Ayrıntılı ve güncel bilgi için tıklayınız.

TwitterFacebookShare

Geçmişten Günümüze Beyoğlu’nda Tasarım

05 / 10 / 2012
beyoglu sergisi_01

Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu Derneği’nin hazırladığı “Geçmişten  Günümüze  Beyoğlu’nda Tasarım” sergisi 12 – 22 Haziran 2012 tarihleri arasında Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşacak.

İstanbul Kalkınma Ajansı’nın (İSTKA) Kâr Amacı Gütmeyen Kurumlara Yönelik Yaratıcı Endüstrilerin Geliştirilmesi Mali Destek Programı’nın desteklediği ve Beyoğlu Belediyesi’nin iştirakçisi olarak katkı sağladığı ‘Endüstriyel Tasarım Sektörünün Global Rekabet Gücünün Artırılması: Endüstriyel Tasarım Tanıtım Ajansı ve Sanal Müze Projesi’ kapsamında,  Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu Derneği’nin (ETMK), hazırladığı “Geçmişten Günümüze Beyoğlu’nda Tasarım” sergisi, 12 – 22 Haziran 2012 tarihleri arasında Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi’nde açılıyor.

Osmanlı modernleşmesinin gündelik hayata yansımalarının görünürlüğü Pera’da yoğun bir bir biçimde izlenir. Batı’nın mobilya, ev aksesuarları, giyim ve oyuncak başta olmak üzere güncel modaları Cadde-i Kebir vitrinlerinde boy gösterir. Bu unsurlar yalnızca ithal ürünlerin satışıyla değil, aynı zamanda yerel atölyelerin üretimiyle de bölgeye hareketlilik katar.

Sergide, özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren modernliğin, eğlencenin adeta ışıltılı bir merkezi olan Beyoğlu’nun tasarım vurgusu taşıyan hayat tarzı, modaları ve üretim  çeşitliliği, günümüze uzanan bir süreçte, dönem objeleri, efemera ve fotoğraflar aracılığıyla izleyiciye sunuluyor.

Çeşitli özel ve kurumsal koleksiyonlardan derlenen “Geçmişten Günümüze Beyoğlu’nda Tasarım” sergisi, bir yandan Beyoğlu’nun yaratıcı dünyasını yansıtırken, aynı zamanda bir ölçüde tasarım tarihimizi de mercek altına alıyor.

                                 

      Bomonti bira şişe tasarımları                                                   Maison Psalty               Adnan Serbest

TwitterFacebookShare

İstanbul Tasarım Bienali Atölye Çalışmaları

03 / 13 / 2012
52101-3

İstanbul Tasarım Bienali, 22-27 Mart 2012 tarihleri arasında, Türkiye’deki tasarım eğitimini ön plana çıkarmak, kurumları, öğrencileri ve sanayi temsilcilerini tasarımcılar ile buluşturarak, birbirlerinden öğrenmelerini, etkilenmelerini sağlamak amacıyla bir dizi Atölye Çalışması düzenleyecek. Bienalin “Kusurluluk” (Imperfection)  teması çerçevesinde yapılacak çalışmalar, yurtiçi ve yurtdışından yaratıcı endüstrilerdeki profesyoneller ile farklı markaları üniversite öğrencileriyle bir araya getirerek, düşünme ve üretme süreçlerini birlikte deneyimlemeleri için imkân yaratacak.

Beş gün boyunca, farklı mekânlarda yürütülecek 11 ayrı atölye çalışmasında yaklaşık 200 üniversite öğrencisi, 30’a yakın uluslararası tasarımcı ile çalışma imkânı bulacak. İstanbul Tasarım Bienali Atölye Çalışmaları’na katılmak üzere İstanbul’a gelecek tasarımcılar arasında, Designer of the Future ödülüne layık görülen kil tasarımcısı Max Lamb, yemek tasarımının önemli isimlerinden şef

Marc Bretillot, mimarlık dünyasının yakından tanıdığı Luis Urculo, ürün tasarımı ve özellikle Hermes, Fendi gibi önde gelen markalarla yaptığı çalışmalarla isminden söz ettirmiş olan Anon Pairot ve doğal ve gündelik malzemelerle değerli takı tasarımları gerçekleştiren Amina Agueznay gibi tanınmış isimler yer alıyor.

Design Quartier Ehrenfeld, Domaine de Boisbuchet, Made in Şişhane, SALON Amsterdam/İstanbul, Sürdürülebilir Yaşam için Tasarım ve İnovasyon Girişimi ve TAG Platform gibi her biri alanında öncü olan kurum ve ekipler önderliğinde yürütülecek çalışmalar, partner firma ile birlikte belirlenen mekânlarda, 20’şer üniversite öğrencisinin katılımı ile gerçekleştirilecek.

22 Mart Perşembe günü başlayıp beş gün devam edecek Atölye Çalışmaları’nın bitiminde, 27 Mart Salı günü Beyoğlu Gençlik Merkezi’nde, tüm katılımcıları bir araya getirecek genel sunum yapılacak.

İstanbul Tasarım Bienali Atölye Çalışmaları, ilgili üniversitelerin kentsel tasarım, şehir ve bölge planlama, çevre tasarımı, mimarlık, iç mimarlık, endüstriyel tasarım, grafik tasarım, moda tasarımı, güzel sanatlar, yeni medya tasarımı gibi bölümlerinde öğrenim gören tüm lisans ve lisansüstü öğrencilerinin katılımına açık ve ücretsiz olarak düzenlenecek.

Atölye Çalışmaları’na katılmak isteyen öğrenciler, program ve katılım koşullarıyla ilgili detaylı bilgiyi istanbultasarimbienali.iksv.org web sitesinden ve www.facebook.com/istanbultasarimbienali ile www.twitter.com/tasarimbienali sosyal medya mecralarından takip edebilir.

Üniversitelerin bölüm başkanlıkları tarafından önerilen katılımcı öğrenciler ile İstanbul Tasarım Bienali ofisine başvuruda bulunan öğrenciler, kontenjan dahilinde ve öncelik sırasına göre, ilgilendikleri atölyelere yerleştirilecekler.

ATÖLYE ÇALIŞMALARI PROGRAMI

Design Quartier Ehrenfeld & Made in Şişhane  (More Than Design)

Made in Şişhane ve Almanya-Köln’de az gelişmiş bölgelerin yaratıcı yollarla gelişimini sağlayan Design Quartier Ehrenfeld (DQE) ortaklığında düzenlenecek “More Than Design” atölyesi, İstanbul’un Şişhane bölgesindeki aydınlatma üreticilerinin kalkınmasını amaçlıyor. Atölye çalışmasının yürütücülüğünü, aydınlatma üniteleri konusunda uzman Alman genç tasarımcılar, Felix Stark, Joerg Mennickheim, Katharina Pawlik, Pierre Kracht ve Ulrich Exner üstlenecek. Şişhane bölgesindeki aydınlatma üreticilerinin potansiyelini açığa çıkartmayı hedefleyen çalışmaya, Siegen ve FH Mediadesign Düsseldorf üniversite öğrencilerinin yanı sıra Türkiye’deki üniversitelerin endüstriyel tasarım, mimarlık, film ve medya bölümlerinden öğrenciler de katılabilecek.

Atölye çalışması boyunca, katılımcılar Alman tasarımcılarla eşleşecek; birlikte beş gün boyunca Şişhane’de yer alan aydınlatma atölyelerini gezerek, kendi tasarımlarını uygulatacaklar. Ortaya çıkacak aydınlatma üniteleri, İstanbul Tasarım Bienali süresince Galata-Şişhane bölgesinde yer alan kafe, restoran, otel gibi farklı mekânlarda sergilenecek. Aynı sergi 2013 yılının Ocak ayında Almanya’nın Köln kentinde de yer alacak.

 Domaine de Boisbuchet Atölyeleri

İstanbul Tasarım Bienali Danışma Kurulu Üyesi Alexander von Vegesack tarafından kurulan Domaine de Boisbuchet, mimarlık ve tasarım konularında uluslararası atölye çalışmaları yürütüyor. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında Domaine de Boisbuchet ile yapılan işbirliğiyle kendi alanlarında uzmanlaşmış beş tasarımcının yürütücülüğünü üstleneceği beş farklı çalışma gerçekleştirecek.

Max Lamb ile Seramik, Kil Atölyesi

Bu atölye çalışması, global tasarım forumu olan Design Miami/Basel’in 2008 yılında verdiği “Designer of the Future” ödülüne layık görülen Max Lamb yürütücülüğünde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Seramik ve Cam Tasarımı Bölümü, Seramik Atölyesi’nde gerçekleştirilecek. Bu atölye çalışması VitrA sponsorluğunda yapılacak.

Marc Bretillot ile Yemek Tasarımı Atölyesi

Gastronomi Atölyesi, “ESAD Art and Design School of Reims”deki yemek tasarımı derslerinin kurucusu ve yürütücüsü olan Marc Bretillot liderliğinde yapılacak. Yemek tasarımı konusunda farklı ve deneysel çalışmalar gerçekleştirilecek bu atölye ile pişirme ve sunuş süreçlerinin tasarım ile olan ilişkisi irdelenecek.

Luis Urculo ile Mimarlık Atölyesi

Mimarlık dünyasının yakından tanıdığı tasarımcılardan Luis Urculo tarafından yürütülen atölye kapsamında, mimarlık, tasarım ve grafik tasarım disiplinleri arasındaki ilişkilerin irdelenmesi ve bu alanların limitlerinin zorlandığı çalışmalar yapılması planlanıyor. Bu çalışmanın sponsorluğunu Nef üstleniyor.

Amina Agueznay ile Takı Tasarımı Atölyesi

Bu atölye çalışmasını, takı tasarımı yöntemlerini mimarlık bilgisinden esinlenerek ortaya koyan Faslı tasarımcı ve mimar Amina Agueznay gerçekleştirecek. Çalışmalarını tamamen doğal ve günlük malzemelerle gerçekleştiren tasarımcı, takı konusunda alışılagelmiş algıları yıkacak yöntemler ve farklı bir estetik sunacak.

Anon Pairot ile Deri Tasarımı Atölyesi

Taylandlı ürün ve mobilya tasarımcısı Anon Pairot öncülüğünde yapılacak atölye kapsamında, çeşitli deri malzemelerle özel bir koleksiyon hazırlanacak ve tasarım süreçlerinde el işçiliğine vurgu yapılacak. Atölye çalışması Matraş sponsorluğunda gerçekleştirilecek.

Geri Dönüşümlü Malzemeler ile Mutlu Tasarımlar

İstanbul Tasarım Bienali ekibinden Merve Yücel ve Özlem Yalım Özkaraoğlu tarafından yürütülecek atölye çalışması kapsamında, geri dönüşümlü malzemeler olan içecek kutuları, şişeleri ve kapakları ile insanları mutlu edecek objelerin tasarımı Coca-Cola sponsorluğunda gerçekleştirilecek.

Salon Amsterdam/İstanbul

SALON/Amsterdam, Cathal McKee, Gijs Stork ve Manon Schaap tarafından kurulan, sanat, tasarım ve moda arasında ilham verici diyaloglar ve deneyimler yaratan bir merkez. Farklı malzemeler tasarımı konusunda uzmanlaşan SALON/Amsterdam, İstanbul Tasarım Bienali kapsamında ROMAN Hazır Giyim’in sponsorluğunda yapacağı atölye çalışmasında organik kumaş kullanımına dikkat çekecek.

Farklı tasarım disiplinlerinden gelen Hollandalı tasarımcılar,  Aldo Beker, Alet Pilon, Atelier NL, Cony Groenewegen, Marga Weimans, Mariam Kordbacheh, Mark van Vorstenbos/Twan Jansenn, Matfiis cvan Bergen, Sakia van Drimmelen/Margeret Sweerts, Sebastian Brajkovis, Sjoerd Vroonland, farklı alanlarda modadan ürün tasarımına, nakıştan farklı ve deneysel malzemelerin kullanımına kadar çok geniş bir yelpazede çalışmalar yapacak ve ürünler tasarlayacaklar. Çalışmalar ile moda, ayakkabı, oturma elemanları alanlarında disiplinler ötesi bir deneyim sunulacak.

TAG Platform

Kentsel tasarım ve kent mekânlarında farkındalık yaratma konusunda uzmanlaşan TAG Platform’un liderliğinde ve Koray Şirketler Topluluğu sponsorluğunda gerçekleştirilecek atölye çalışması, sokakları ve insanların kentle, kentteki tasarım problemleri ile olan ilişkilerini ele alacak. Çalışmalar, bir yandan sokaklardaki insan hayatını zorlaştıran noktaları belirlerken diğer yandan da kendi ayrıcalıkları olan insanların kent yaşamı ile olan ilişkisini araştıracak. Atölyede katılımcılar, kent ile insanın “uyumsuz” olduğu yerleri belirleyecek ve bu analiz süresini projelendirerek bienal sürecinde sergileyecek. Ekip ayrıca, kent ile insanın “çakıştığı” noktalara birer sticker yapıştırarak buraları görünür kılmayı da planlıyor. Çalışmalar kapsamında EIDD (Design For All Europe) temsilcisi Peter Frank Kercher atölyede bulunacak ve konu hakkında bir söyleşi gerçekleştirecek.

Tasarımda Özelleştirme (Customization)

Vestel Tasarım Ekibi’nden Burak Emre Altınordu tarafından yürütülecek çalışma süresince, beyaz eşyalardan televizyonlara kadar uzanan bir dizi ürün üzerinde belirli bir kavram çerçevesinde ürün özelleştirme süreçleri hakkında çalışmalar gerçekleştirilecek. Atölye çalışanları, belirlenen 20 şehrin özelliklerini analiz edecek ve ürünleri, tanımladıkları bu özellikler doğrultusunda özelleştirmeye yönelik tasarımlar gerçekleştirecekler. Bu atölye çalışması Vestel sponsorluğunda yapılacak.

Temel İhtiyaçlar İçin Tasarım

Temel İhtiyaçlar İçin Tasarım atölyesi, Merve Titiz, Pınar Öncel ve Tuna Özçuhadar’ın önderliğindeki Sürdürülebilir Yaşam İçin Tasarım ve İnovasyon Girişimi tarafından yürütülecek. Yaklaşık 25 öğrencinin katılacağı bu çalışma, sürdürülebilirlik tanımının alışılagelmiş algısının bir adım önüne geçerek, kavramın daha derinden algılanmasını sağlayacak. Çalışmalar süresince, günümüz tüketim toplumunun temel ihtiyaçlarının tanımlanması ve karşılanmasında tasarımın rolü araştırılacak.


TwitterFacebookShare

TL Simgesi

03 / 03 / 2012
Birincilik ödülünü; “ŞİRİN” rumuzlu, Tülay LALE almıştır.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Türk lirasına kazandırılan itibarın perçinlenmesi, dünyada bilinirliğinin artırılması ve yazılışının kolaylaştırılması amaçlarına yönelik olarak Türk lirasını anlaşılabilir, özgün, estetik, elle yazımı kolay ve akılda kalıcı şekilde temsil edebilecek bir simge belirlemek üzere yapılan tasarım yarışması sonuçlandı. Her zaman ki gibi pek çok eleştiri, isyan, estetik kaygıdan uzak politik görüşler ortaya atıldı.

Birincilik ödülünü yandaki tasarımıyla Tülay LALE almıştır.

TL’nin simgesi için AltGr+T tuşlarına basıldığında çıkacak bir program hazırlanacak ve herkes bu yazı tipi ve uygulamalarına Merkez Bankası’nın sitesinden erişebilecek.

Şartnamede belirtildiği üzere tüm katılımcılar eser hakkını TCMB’ye vermiş oluyor. Şartname de yer alan maddeye göre; “Katılımcılar, Yarışma’ya gönderdikleri tasarımları üzerindeki 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan kaynaklanan, işleme, çoğaltma, yayma, temsil, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakları ile patent ve markalara ilişkin olanlar dahil diğer mevzuattan kaynaklanan her türlü haklarını kendilerine ödenen ödül bedeli karşılığında, Bankanın her türlü basılı materyalinde, dijital ortamda, banknotlarda, bankacılık işlemleri ve hizmetlerinde, yazışma ve muhasebe kayıtlarında ve Banka tarafından uygun görülecek diğer alanlarda kullanılmak üzere süresiz kısıtlamasız ve gayri kabili rücu olarak TCMB’ye tamamen devrettiklerini ve söz konusu hakların bütünüyle TCMB’ye ait olacağını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan kaynaklanan umuma arz salahiyeti hakkının kullanımı hususunda TCMB’yi yetkili kılarak, tasarımların Şartname’de belirtilen şekilde kullanılmasını sonradan men etmeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt ederler.”

Teşvik Ödüllerine ise;
“34262” rumuzlu, Hamdi AKGÖZLÜ

“SERVİ” rumuzlu, Özlem ÖZKAL

“CNK88” rumuzlu, Hüseyin ARTU

 

TwitterFacebookShare

İstanbul Tasarım Bienali 2012 başvuruları başladı / Istanbul Design Biennial 2012 call for submissions

02 / 16 / 2012
Gabriele Basilico Istanbul 2005

İstanbul Tasarım Bienali, kentsel tasarımdan (çevresel, kentsel ve bölgesel planlama) mimariye, endüstriyel tasarımdan fotoğraf, grafik, moda, tekstil ve interaktif tasarıma, ilgili tüm diğer yaratıcı alanlar da dâhil olmak üzere çok geniş bir yelpazeye sahip olacak.

İstanbul Tasarım Bienali’nin teması, Londra Tasarım Müzesi Direktörü ve aynı zamanda İstanbul Tasarım Bienali Danışma Kurulu Üyesi olan Deyan Sudjic’in önerisi ile “Kusurluluk” (Imperfection) olarak belirlendi. Küratörler Emre Arolat ve Joseph Grima bienalde bu temayı ayrı ayrı yorumlayarak, bağımsız çalışmalarla iki farklı yaklaşım sunacak. Emre Arolat’ın “Musibet”, Joseph Grima’nın ise “Adhokrasi” başlıklarını taşıyacak İstanbul Tasarım Bienali sergilerine katılmak isteyenlerin proje başvurularını 2 Haziran 2012 tarihine kadar göndermeleri gerekiyor. Bienalde yer almak isteyen projeler için disipliner ve coğrafi bağlamda herhangi bir sınırlama yapılmıyor.

Adhokrasi

Bir sanayileşme ve modernite disiplini olarak tasarım, kuruluşundan itibaren çağdaş varoluşun hemen her cephesine etki etmiş – hatta bu varoluşu tanımlamıştır. Tasarım eylemleri kentlerden, yazıtiplerine, mimariden, taşıtlara, objelere, arayüzlere ve altyapısal sistemlere kadar yaşamlarımıza doygunluk noktasında nüfuz ediyor. Tasarım artık her zaman, her yerde ve bu haliyle neredeyse görünmezliğe bürünmüş durumda. Bulunduğu noktada gündelik hayatın içine öylesine işlemiş ki tasarımın aslında geniş bir etki alanı olan, kaçınılmaz surette politik bir aktivite olduğunu unutuyoruz. Oysa bugün tasarım kısa ve çelişkilerle dolu tarihinin en önemli kavşaklarından birinde duruyor.

Sosyal ve kültürel organizasyonun baskın üslubu olarak “network” (iletişim ağı) modelinin gelişiyle, bugün çok temel bir değişim gerçekleşiyor. Tasarım artık Fordist sanayiciliğin yukarıdan aşağıya modeline uygun şekilde, çoğunluğun kullanması için tüketim ürünleri meydana getiren seçkin azınlığın egemenliğindeki bir alan değil. Kitlesel pazarlar için sabit obje üretimi tanımının ötesine taşındığı bir evrim geçiriyor, coğrafi merkezi Batı’dan başka yerlere kayıyor. Anında bilgi paylaşımı, sayısız uluslarötesi iletişim ağının ortaya çıkışı, yeni üretim teknolojileri ve rekabet kültürü yerine işbirliği kültürüne doğru yönelen kolektif dürtülerin bileşimi tasarım eyleminin ekonomik ve politik bağlamda yeniden yorumlanması gerektiğini öneriyor.

Bu yeni paradigma, tasarımın üstlenebileceği ve henüz başlangıç aşamasında olan bir role işaret ediyor. Tasarıma düşen bu rol, öz-örgütlenme, karşılıklı etkileşim platformları üretme ve kökleşmiş üretim ağlarının güçlendirilmesi gibi alanlarda işlev göstererek toplumu şekillendirme olabilir. Açık-kaynak (open-source) hareketinin ortaya çıkışı; ekonomik mikro-üretim teknolojilerinin devreye girişi; hacker and maker (yetenekli ve zeki bilgisayar kurtları) kültürünün patlaması; Arduino gibi projeler sayesinde teknolojinin demokratikleşmesi ve Kickstarter gibi katılımcı platformlar – tüm bunlar tüketim kültürünün yerleşik geleneklerinden uzaklaşan ideolojik bir dönüşüme, tasarımın toplum içinde yeni bir rol üstlendiğine ve son kullanıcıların yalnızca pasif tüketiciler değil aktif aracılar oldukları yeni bir anlayışın başlangıcına işaret ediyor. Bugün ilk defa, devletlerin veya büyük şirketlerin stratejileri ile bireylerin taktiklerinin etki alanlarında bir denkleşme ihtimali doğdu ve buna karşılık yerleşik iktidar yapıları da süratli bir evrim sürecine girdiler.Birçok açıdan tasarım, dünyanın geleceğine dair hızla gelişen çelişkilerin sahnesi konumunda. Tasarımın kendine ait yeni bir dil arayışı aslında yeni ağ örgüsü içerisinde bir halk tabakası oluşturulma uğraşı niteliğinde.

Adokrasi çağına hoşgeldiniz. Bürokrasinin tam karşıtı olan adokrasi yeni fırsatlar yakalamak, öz-örgütlenmeyi hayata geçirmek, yeni ve beklenmedik üretim metodolojileri geliştirmek için kabullenilmiş gelenekleri ve iktidar yapılarını teğet geçer. “İletişim Ağı”nın yatay ve rizomatik* dünyasında yaşar ve bu dünyada yenilik – becerikli, yıkıcı, dogma karşıtı, spontane – her yerden gelebilir.

Adhokrasi: Başvurular için çağrı

Başkalarının da tasarım yapmalarını, kendi kendilerine organize olmalarını ve işbirliklerine imkan veren projeler arıyoruz.

➝ “Tasarımcı”, “üretimci” ve “tüketici” arasındaki geleneksel, dengeli ve üçgen ilişkiyi sarsan projeler arıyoruz.
➝ Tasarım pratiğinin siyasi etkilerini vurgulayan projeler arıyoruz.
➝ Yenilikçi (innovative) yapım ve üretim metodolojilerine deneysel yaklaşan projeler arıyoruz.
➝ Bir siyasi aktivizm biçimi olarak tasarımı kullanan projeler arıyoruz.
➝‘Network’lerden doğan veya ‘network’lerde işlev gösteren projeler arıyoruz.
Geleneklere uymayan* ekonomik modeller öneren projeler arıyoruz.
➝ Açık-kaynak (open-source) hareketinin ve gündelik yaşam üzerine etkilerinin sınırlarını zorlayan projeler arıyoruz.
➝ Geleneksel teknikleri ve uzmanlık bilgi ve becerisini yeni araçlar ve teknolojilerle birleştiren projeler arıyoruz.
➝ Müellifi olmayan veya sayabileceğinizden çok daha fazla müellifi olan projeler arıyoruz.
➝ Dogma karşıtı projeler arıyoruz.
➝ Varolan tasarımları yeni kullanım şekillerine uyarlayan projeler arıyoruz.
➝ Kabullenilmiş tasarım tanımlarına meydan okuyan projeler arıyoruz.

*rhizome: kök, gövde

*geleneklere uymayan: Küratörün orijinal metnindeki terim unorthodox’dur.

Başvurular için projenizi adhocracy@istanbuldesignbiennial.org adresine gönderebilisiniz. Başvuruların 10 mb sınırını aşmamasına ve aşağıdaki bilgileri içermesine dikkat ediniz:

– Projenizin sergi konusuna nasıl karşılık verdiğine dair net bir açıklama
– Başvurunuzu açıklamaya yardımcı olacak her türlü görsel, metin ve fotoğraf
– Bulunduğunuz yer (şehir, ülke) ve iletişim bilgileri

 

Musibet

Büyük Dönüşüm Ekseninde, Tasarımda Bağlam ve Anti-Bağlam’ın Estetizasyonu13 Ekim – 12 Aralık 2012 tarihleri arasında İstanbul’da ilk kez düzenlenecek olan İstanbul Tasarım Bienali kapsamında İstanbul Modern’de yer alacak olan serginin kentsel ve mimari tasarım alanındaki omurgasının, ilk bakışta birbirine zıt gibi gözükseler de her birinin son derece güncel ve yaygın olmasıyla birbirlerine şaşırtıcı bir biçimde yaklaşan iki tasarım yönelimi arasında kalan sıkışık alan üzerinden kurgulanmasını öngörülüyor. Bunlardan biri bağlamın ve özgüllüğün, diğeri ise bağlamsızlığın ve yeniciliğin estetizasyonu. İlki bağlamı kudretli yönetimlerin elinde araçsallaştırır ve içini tehlikeli bir sahte-tarihselcilik dayatmasıyla doldururken ikincisi yersizliği parlatmanın peşinde koşuyor. Bu iki kutbu doğuran ve besleyerek günden güne gürbüzleştiren gösteri dünyası ile bu dünyayı temsil eden yaygın tasarım medyasının kritiği bu serginin ana hedeflerinden. Ancak belki daha da önemlisi bu eleştirel pozisyonun kentsel ve mimari tasarımı taze bir özgürleşme alanı olarak açığa çıkarma potansiyeliBienal’in eş küratörlerinden olan Emre Arolat tarafından kaleme alınan “Gösteri dünyasında özgül bir seçenek ve belki de bir umut fidesi olarak İstanbul Tasarım Bienali” başlıklı metin, bu potansiyelin kavramsal çerçevesini oluşturmayı amaçlıyor.Bu çerçeve bağlamında üretilecek işlerin,• Kavramsal metinde sözü edilen üst başlık ve alt-nişlerde tanımlanan konulara ilişkin araştırma, dokümantasyon, eleştirel okuma, provokasyon ve benzeri yöntemlerin birini ya da bir kaçını içerecek şekilde kurgulanması,

• Konuyu ele alış biçiminin gerektirdiği ifade şekline uygun olarak iki boyutlu görsel/metinsel yüzeylerden üç boyutlu obje üretimine, kısa/uzun metrajlı filmlerden dijital temsil araçlarına kadar burada sayılmayan her türlü medyanın kullanımı konusunda serbest olması ve başvuruda; kullanılan medya ile konu arasındaki ilişkinin tarif edilmesi,

• Herhangi bir sergi mekanında alansal olarak ne kadar yer tutacağı, hangi malzemelerden meydana geleceği, malzemelerin boyutları ve diğer teknik gereksinimleri ile birlikte yaklaşık bir maliyet analizinin sunulması,

• Yukarıdaki koşulları asgari olarak yerine getirecek şekilde kurgulanması ve başvuruların katılımcının uygun gördüğü herhangi bir formatta hazırlanması,

beklenmektedir.

Metnin tamamı için tıklayınız

Başvurular için projenizi musibet@istanbuldesignbiennial.org adresine gönderebilisiniz. Başvuruların 10 mb sınırını aşmamasına ve aşağıdaki bilgileri içermesine dikkat ediniz:
– Projenizin sergi konusuna nasıl karşılık verdiğine dair net bir açıklama
– Başvurunuzu açıklamaya yardımcı olacak her türlü görsel, metin ve fotoğraf
– Bulunduğunuz yer (şehir, ülke) ve iletişim bilgileri

http://istanbuldesignbiennial.iksv.org


… devam / continue

TwitterFacebookShare

İş Yaşamının Başlangıcındaki Endüstriyel Tasarımcılara Açık Davet!

01 / 26 / 2012
Untitled-1

Kobiler İçin Tasarım, tasarım ihtiyacı olup daha önce endüstriyel tasarımcı istihdam etmemiş ya da dışarıdan profesyonel tasarım desteği almamış KOBİ ölçeğindeki firmalar ve iş yaşamının başlangıcındaki endüstriyel tasarımcıları  bir araya getiren web bazlı bir veritabanı ve eşleştirme sitesidir.

Proje, tasarım tecrübesi olmayan KOBİ’lerin tasarımcılarla çalışma deneyimi elde etmeleri için  www.kobilericintasarim.com sitesine kayıt olmalarına, siteye kayıtlı KOBİ’ler ve endüstriyel tasarımcılar arasında belirli kriterlere bağlı olarak eşleşme yapılmasına dayanmaktadır.

Projenin ana amacı, yenilik yapma ihtiyacında olup endüstriyel tasarımcılara nasıl ulaşacağını ve bir tasarım projesini nasıl yöneteceğini bilmeyen KOBİ’ler ile endüstri ürünleri tasarımı bölümlerinden mezun iş yaşamının başlangıcındaki endüstriyel tasarımcıların bir araya getirilmesi, böylece Türkiye’de KOBİ’lerin yakın olmadıkları bir rekabet unsuru olan endüstriyel tasarım ile tanışmalarını ve tasarımcılar ile çalışmayı deneyimlemelerini sağlamaktır.

Proje, www.kobilericintasarim.com web sitesinin kurulumunun yanısıra bir de pilot uygulama içermektedir.

PİLOT PROJE NEDİR? ve PİLOT PROJEDE NASIL YER ALABİLİRSİNİZ?

Eğer 4 yıllık endüstri ürünleri tasarımı lisans derecesine sahip bir endüstriyel tasarımcı iseniz, pilot projede yer alma şansına sahip olmak için  20 Şubat 2012 tarihine kadar www.kobilericintasarim.com sitesine kayıt olabilirsiniz.

20 Şubat 2012 tarihine kadar siteye kayıt olan KOBİ’ler ve endüstriyel tasarımcılar arasında eşleşme kriterleri açısından uygun olan 20 KOBİ ve endüstriyel tasarımcı, başvuru önceliğine göre eşleştirilecektir.

Projenin pilot uygulama süreci 4 ay sürecek ve KOBİ’lerle eşleştirilen endüstriyel tasarımcıların çalışmaları proje yürütücü ekibi (İTÜ) ve 5 deneyimli endüstriyel tasarımcı  danışmanlığında gerçekleştirilecektir. Endüstriyel tasarımcının firmanın ihtiyacı doğrultusunda yapacağı ürün geliştirme projesi bedeli bir defalığına proje bütçesinden karşılanacaktır.

Kobiler İçin Tasarım internet sitesi, eşleştirme sistemi ve pilot proje 2011 yılında İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından desteklenen İTÜ-İSO “KOBİ’ler ve Yeni Mezun Tasarımcıların Bir Araya Getirilmesine Yönelik Web Bazlı Eşleştirme ve Danışmanlık Sistemi Geliştirilmesi” projesi kapsamında gerçekleştirilmektedir.

TwitterFacebookShare

Ford, Anadol’u kaptırmadı!

01 / 25 / 2012

Ford Otosan tescil yenilemeyi unutunca, boşta kalan Anadol markası az kalsın Etox’un oluyordu. Ancak Etox’tan 2 gün önce marka için yeniden başvuran Koç Holding, Anadol’u kaptırmamayı başardı.

Ford Otosan’ın unutkanlığı az kalsın Koç’un Anadolmarkasını kaptırmasına neden olacaktı. FordOtosan 10 yılda bir yenilenmesi gereken Türkiye’nin ilk seri üretim yerli markası Anadol’un tescilini yenilemeyi unutunca, boşta kalan marka az kalsın başka bir üretici olan Etox’un oluyordu. Ancak, Etox’tan 3 gün önce devreye giren KoçHolding, daha atik davranarak markayı bünyesinde tutmayı başardı. Fiat’la Türkiye’nin yerli otomobil projesine talip olan Koç’un bu hamlesiyle Anadol’u alamayan Etox, ilk yerli üretim olan Devrim’in tescilini alıp bu markayla yürümek için adım attı. Türkiye Patent Enstitüsü’nün kayıtlarına göre Ford Otosan Anadol markası için ilk olarak 1978 yılında marka tescil başvurusunda bulundu. Ancak tescil edilen markanın her 10 yılda bir yenilenme zorunluluğunun bulunduğu Türkiye’de Ford Otosan bu yenilemeyi gerçekleştirmedi. Ancak Koç Holding yerli otomobil konusunun gündeme gelmesiyle birlikte yeniden çok konuşulmaya başlanan Anadol markasını unutmadı.

9 Aralık 2010 günü o an boşta olan bu marka için yeniden tescil başvurusunda bulunan KoçHolding, ondan sadece 2 gün sonra 11 Aralık 2010 tarihinde aynı marka için başvuruda bulunanEtox’u engellemiş oldu. Yine TPE kayıtlarına göre Koç Holding markanın tescilini tamamladı.

Anadol markasının tescilini yenilemeyen Ford Otosan’ın Genel Müdürü Nuri Otay önceki gün basına “Anadol markasının tüm haklarına sahibiz. Bizim için büyük önemi var. Bu ismi kesinlikle vermeyiz” açıklaması yapmıştı. Görüştüğümüz marka patent temsilcileri ise Anadol markasını özel kılan “Tanınmış marka” özelliği taşımasının avantajından söz ettiler. Buna göre otomobil markası olarak tanınmış marka sınıfında değerlendirilen Anadol’u almak zaten kolay olmayacaktı. Marka boşta kalsa da Etox‘un başvurusunun sonuca ulaşamama ihtimali bulunuyordu. Çünkü bir otomobil markası olarak “Tanınmış marka” statüsünde olan Anadol’un sahibi belli. Yasa sahibini koruyor.

Başbakan Erdoğan Ocak 2011’de TÜSİAD Genel Kurulu’nda ‘Bir babayiğit çıkar’ deyince, bu çağrıya ilk ciddi cevabı Koç Holding geçen hafta vermişti. Koç, Fiat’la Bursa’da yerli otomobili geliştirme hazırlığında.

 by İşlem Patent on Wednesday, 25 January 2012

TwitterFacebookShare

VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi

01 / 20 / 2012
51960-2

VitrA ve Türk Serbest Mimarlar Derneği’nin iş birliğiyle gerçekleştirilen “VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi”nin ilk sergisi Mutluluk Fabrikaları, Mimar Saitali Köknar’ın küratörlüğü ve Pelin Derviş’in koordinatörlüğüyle, 7 Şubat’ta açılıyor.

Ticari yapılar üzerine düzenlenen ve 17 Mart’a kadar görülebilecek sergi , başta alışveriş merkezleri ve ofis binaları olmak üzere, her gün milyonlarca insanın saatlerini geçirdiği ticari yapılardaki gündelik hayatı ve son 10 yıldaki dönüşümü ele alıyor.

Ticari binaları değil, ticari yapıları konu alan sergi kapsamında, 14 mimari ekibin araştırma ve yorumları, mekana yerleştirilen mobil kutuların içinde sergileniyor. İstanbul’un en hareketli semtlerinden Nişantaşı’nın merkezinde yer alanGaleri Işık, sokakla bütünleşen yapısıyla kaldırımda yürürken de serginin izlenmesine olanak tanıyor. 2000 yılından bu yana üretilmiş ticari yapılardan oluşan birseçkiye yer veren kitap ise sergiyle eşzamanlı olarak yayımlanıyor.

TwitterFacebookShare

Şişecam’ın 76 yıllık serüveni

01 / 14 / 2012
sisecam_fotograf is bankasi muzesinden

1935 yılında Türkiye İş Bankası tarafından Atatürk’ün direktifleriyle kurulan Şişecam’ın 76 yıllık serüvenini anlatan “1935’ten Günümüze Camla Yazılan Tarih” sergisi Türkiye İş Bankası Müzesi’nde ziyarete açıldı.

Sergide, Şişecam’a ait antik cam koleksiyonu ile Osmanlı cam koleksiyonunun yanı sıra günümüz el işçiliğinde kullanılan çeşitli aletler, sanayi üretiminde kullanılan kalıplar, camın hammaddeleri olan kristal parçaları, kuvars, kum ve soda, cam fabrikasına ait bir maketin yanı sıra Şişecam’ın eskiden beri ürettiği hafızalarda yer eden kavanoz, şişe ve bardak örnekleri gibi pek çok farklı obje yer alıyor.

Çeşm-i bülbül gibi özel ürünlerin üretim görüntülerinin de yer aldığı “1935’ten Günümüze Camla Yazılan Tarih” sergisinde Şişecam’a ait Denizli Cam, Trakya Düzcam, Trakya Otocam, Topkapı Şişe ve Kırklareli Paşabahçe Fabrikası olmak üzere beş fabrikada yapılan özel çekimlerle hazırlanan ve cam üretiminin aşamalarını anlatan filmler de gösteriliyor.

El işi cam ürünlerinden sanayi tipi ürünlere uzanan 76 yıllık serüven

El işi camcılık ve sanayi tipi camcılık olmak üzere iki ana eksende ele alınarak hazırlanan sergide Şişecam’ın 1935’te Beykoz’da açılan ilk fabrikasının temel atma töreninde kullanılan mala ve bu açılışa ait film ve fotoğraflar da yer alıyor.

İzleyicileri girişte karşılayan, içinde Şişecam‘ın farklı ürünlerinin yer aldığı görkemli cam enstelasyonu, serginin en çarpıcı unsurlarından birini oluşturuyor. Fabrika ortamının da yansıtılmaya çalışıldığı sergide üretim alanlarında gerçekleştirilmiş güçlü ses kayıtları, izleyiciyi müze ortamından fabrikaların zor, dinamik ama bir o kadar da büyülü dünyasına götürüyor. Şişecam’a ait tüm fabrikaların fotoğrafları, geçmişten günümüze yayınlanan kataloglar, alınan patent ve ödüller de sergide yer buluyor.

Sergide yetişkinler ve farklı yaş gruplarından çocuklar için eğlenceli ve eğitici cam atölye çalışmaları da gerçekleştiriliyor. Çocuklara cam üretimi ve geri dönüşüm ile ilgili film gösterimi yapılıyor. Ayrıca tüm ziyaretçilere açık, etkileşimli bir animasyon sergide yer alıyor.

“1935’ten Günümüze Camla Yazılan Tarih” sergisi 29 Nisan 2012 tarihine kadar Pazartesi hariç her gün İş Bankası Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.

Sergi Küratörü Hakkında

Prof. Önder Küçükerman 
1939 yılında Trabzon’da doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ni bitirdi. 1971’de Akademi’ye bağlı Uygulamalı Endüstri Sanatları Yüksek Okulu’nda ilk Endüstri Tasarımı Bölümü’nü kurdu, 1971-2005 arasında Bölüm Başkanlığı yaptı. Akademi’nin 1982’de Mimar Sinan Üniversitesi olarak örgütlenmesinden sonra iki dönem Mimarlık Fakültesi Dekanlığı yaptı. Üniversitelerle büyük ve orta ölçekli sanayi kuruluşlarının işbirliğine önem verdi ve bu konuda öncü çalışmalar yürüttü. 60’ı aşkın kitap, çok sayıda bilimsel ve sanatsal makale yazdı, belgesel filmler yaptı. Küçükerman, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim üyesi, Haliç Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı ve Endüstri Tasarımı Bölümü Başkanıdır.

TwitterFacebookShare

The nominations for the Designs of the Year 2012

01 / 11 / 2012

The nominations for the Designs of the Year have now been announced, see the full list below. All the nominations will be on show at the Designs of the Year exhibtion at the Design Museum, opening to the public on 8 February 2012. Category winners and the overall winner will be announced at the Awards Night at the Design Museum on 24 April.

ARCHITECTURE

Butaro Hospital, Butaro, Rwanda
MASS Design Group

Folly for a Flyover, London, UK
Assemble CIC

Guangzhou Opera House, Guangzhou, China
Zaha Hadid Architects

Hepworth Wakefield, Wakefield, UK
David Chipperfield Architects

Care Home, Huise-Zingem, Belgium
Sergison Bates Architects LLP

Maggies Centre, Gartnavel, Glasgow, UK
OMA

National Park of Mali Buildings, Bamako, Mali
Diébédo Francis Kéré of Kéré Architecture

Moses Bridge, Fort de Roovere, Netherlands
RO&AD Architects … devam / continue

TwitterFacebookShare

takip et! / follow!

blog

  • A Tilting Teacup For Easy Brewing

    Teacup from Finnish designers Laura Bougdanos and Vesa Jääskö for Magisso. It boils tea-making down to two easy steps: Tilt the cup one way for brewing (the leaves have their own little compartment), then tilt it the other way to strain and drink the steaming beverage. The strainer lifts out for easy cleaning.

    12/06/11

  • Leave Me Alone!

    Lowering the ring blocks nearby visual and phonic distractions, allowing the user to focus on the work at hand. Designer: Mathieu Servais

    11/17/11

arşiv / archive

  • 2012
  • +2011
Protected by Drainware Content Web Filter for Schools